KÜBRA PAR ATÖLYESİNİN KAPILARINI ŞEHİR EKRANI TV’YE AÇTI

Esenler Belediyesi’nin severek takip edilen yayın organı Şehir Ekranı TV’de izleyiciyle buluşan Medya Arkası programı, bu bölümünde gazeteci-sunucu Kübra Par’ın Balat’ta bulunan seramik atölyesine konuk oldu. Başak Şengül’ün sunumuyla ekranlara gelen programda Par, seramikle tanışma hikâyesini anlattı.

Her bölümde bir medya çalışanını konuk alan Medya Arkası programı, bu hafta ekranlarda siyasi tartışma programlarında görmeye alışık olduğumuz gazeteci-sunucu Kübra Par’ı ağırladı. 3 yıldır seramikle uğraşan Par, canlı yayın stresini seramikle attığını belirterek Şengül’ün sorularını yanıtladı.

ZİHNİMİ SERAMİKLE BOŞALTTIM

Par, pandemi döneminde seramiğe başladığını kaydederek “Aslında tamamen televizyonculukla ilişkili olarak başladım seramiğe. Pandemi döneminde çok yoğun gece yayınlarım vardı. Haftada 4 gün tartışma programı yapıyorduk. Sabahları insanlar işe gitmediği için de gece programları çok izlenirdi. Fakat o dönem eve saat 4’te gidiyordum. Uyku düzenim de inanılmaz bozulmuştu. Bu beni inanılmaz strese sokmuştu. Tartışma programında uyuyakaldığımı görüyordum rüyamda. Zihnim susmuyor ve sürekli aynı rüyaları görmeye başlayınca zihnimi boşaltmam gerektiğini düşündüm. Meraklı bir insanımdır ve sevdiğim şeyleri hemen öğrenmek isterim. YouTube’de bir videom var, dolmakalem ve defterlere de çok meraklıyımdır. Sonra mum da yapmaya başladım. Yaklaşık 3 sene önce bir seramik atölyesine katıldım. Videolar da izledim. Seramiği hızlıca öğrendim. Evimde bir odayı seramiğe ayırdım. Çok sevdim seramikle uğraşmayı. Seramikle uğraşırken tamamen kopup gittiğimi gördüm. Sonra kendime küçük bir yer bakmaya karar verdim” ifadelerini kullandı.

SANATÇI OLACAĞIMI ZANNEDİYORDUM

Par, sözlerini şöyle sürdürdü:

“ Endüstriyel Tasarımcı Yeşim Bakırküre’nin kapısını çaldım. Bizim onunla tanışma hikâyemiz de ilginçtir. Üniversite yıllarımda ‘modern contemporary art’ diye geçen güncel sanatçı Ayşe Erkmen’e asistanlık yaptım. Ben o zamanlarda sanatçı olacağımı zannediyordum. O dönemde Ayşe Erkmen Venedik’te Türkiye pavyonunu temsil ediyordu. Ben de o küçük yaşta onunla Venedik Bienali’ne gitme şansı elde ettim. Erkmen o zamanlar koleksiyoncular için cam küreler tasarlamıştı. Onların tasarımını da Yeşim Bakırküre çizmişti. Onun ünlü bir kahve markası için kahve bardakları tasarladığını görmüştüm. Bu işlere girince acaba Bakırküre’ye tasarım yaptırabilir miyim? diye düşündüm ve o da çalışmalar yaptı.  Denemediğim şeyleri denemek bana çok iyi geldi. Biz hayatımız boyunca tamamen düşünsel işler yaptık. Tamamen ellerimizi kullanarak yaptığımız iş bana çok iyi geldi. Hepimiz bize zamanı tamamen unutturacak şeylere yönelmeliyiz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir